
Markalaşma son zamanların popüler konusu. Onun önüne gelen farklı kelimelerle de farklı alanlar açılıyor. Önüne gelen, ve şu günlerde konuşulan ve artık fazlasıyla konuşulacak olan bir şey daha var: Kent Markalaşması
Bu meselenin konuşuluyor olması ülke adına nerelere geldiğimizin açık bir göstergesi. Gerek marka danışmanlarının tartışması, gerek gençlerin arasındaki konuşmalar, bloglardaki yazılar…
Her biri çok önemli çünkü kentin markalaşması demek herkesin bundan bir şeyler elde etmesi demek.
Bugün her bireyin gitmek istediği kentler var yurtdışında, ve sayılan kentlerin birçoğunu söyleme sebebimiz istediğimiz kentlerin markalaşma çalışmalarını başarıyla tamamlamış ve aklımıza girmiş olmaları.
Venedik ve Paris âşıkların şehridir. Venedik evlenme teklifi için, Paris balayı içindir. Bunların zihinlerdeki yeri budur, sırf bundan dolayı milyonlarca insan ziyaret eder.
Aynı şekilde New York, Pekin, Sydney, Londra, Barselona, Madrid, Roma, Berlin, Rio de Janerio herkesin zihinlerinde yer etmiş, insanın gitmek için planlar yağtığı yerlerdir.
Bizde şuanki durumda kavram konuşuluyor fakat içeriği için söylenenler çok da anlamlı şeyler değil. Bir kentin markalaşması bütünsel bir çalışma gerektiyor ve sivil toplumundan, öğrencisine; başkanından, diğer tüm birimlerine kadar herkesin kent için yapacağı bir şeyler vardır.
Kentin markalaşması sadece başkanlara bırakılırsa ortaya çıkan tablo şu : “Şehrimizi marka kent yapmak için çalışmalara başladık. 4 köprülü kavşak, 3 çocuk parkı, 2 çay ocağı yaptık… ‘’
Bugün nasıl ki bir anayasa tüm ülkeyi ilgilendiriyor ve herkesin söyleyecek bir sözü varsa, ben kent markalaşmasına da böyle bakıyorum. Kentin içerisinde ikamet eden herkesin bir sözü vardır, o sözler birleşince emin olun onlarca fikir ortaya çıkacaktır.
Bir yerden başlamak gerek deyip, ilk adım şudur : Şehrin bir bilinen-bilinmeyen prototipini çıkarmak. Her kesimden bir temsilci davet edip, belirli aralıklar yuvarlak masa toplantıları yapmak ve her toplantının çıktısını, genel işleyişi, araştırmalarını yapacak bir marka odası oluşturmak. Süreç böyle başlar ve yerinde çalışmalar yapılırsa tadından yenmeyen kentler çıkacaktır.
Önümüzdeki yazılarda kent kent incelemeler yapacağım, özellikle Türkiye’de başarılı bir çalışma yapmış, sürpriz bir kent üzerine bir yazıda buluşmak dileğiyle…